Paulo Freire : Ezilenlerin Pedagojisi

paulo freire pedagogy

Paulo Freire; bu kitapta aslında ezilenlerin nasıl ve hangi uygulamalarla ezildiğini, neden ezildiğini; ezenlerin ise ezme sebeplerinden ve konumlarından bahsetmiş. Biraz iğneli, çok az tutucu tavrıyla kitabın sürükleyiciliğini sağladığını söyleyebilirim. Pekâlâ, Biraz içeriğine girelim.

Freire, ezen ve ezilenleri anlatırken aslında birçok terime değiniyor.

İnsanlaşma, özgürlük, bankacı eğitim, yüce gönüllülük, diyalogcu

İnsanlaşmayı şöyle tanımlıyor: Adaletsizliğin, hoşgörünün, baskı ve ezenlerin şiddetiyle engellenen bir var oluş. Ne demek istiyor burada? Aslında insanlaşma var olan bir durum. Fakat farklı güçler, ki bunların başında baskı ve ezenler geliyor, tarafından toplumda bu durumun engellenmesi gerçeği yatıyor diyor. Ezenler dedik. Biraz ezenleri nasıl tanımladığından bahsedelim. Ezenler için şöyle diyor: ‘’ Ezenler için insan sayılabilecek varlık yalnızca kendileridir. Öteki insanlar ‘’şeyler’’dir. Ezenler için bir hak var. Barış içince yaşama hakkı. Ezilenlerin ise tek bir olayı var. O da ‘’hayatta kalmak.’’ Aslında burada o kadar çok şey anlatıyor ki veya anlatmak istiyor da denilebilir. Ezenlerin derdi refah ve huzur arayışıyken; ezilenler yalnızca hayatta kalmak istiyor. Bunu günümüzde varlığını sürdüren, ülkeler arası savaşlarla da aynı kefeye koyabiliriz.

Ezme durumu ölüm severdir. Hayatla beslenmez

Ne demek ölüm sever? Ezme durumunun sonucunda yaşayıp yaşamama durumunu pek aramaz. Ezmektir tek gayesi. Bununla refaha ulaşır. Kendisinin üstü olmadığını görmek ona zevk verir. Ezilenleri görmektir. Varlıklarını bilmektir. Ezilenler demişken biraz da ezilenler hakkında neler dediğine değinelim. Demiş ki: ‘’Ezilenler, kendi kurtuluş mücadelelerinde kendi kendilerinin örneği olmalıdır.’’ Buna bağlantılı olarak: ‘’Kendini aşağılamak, ezilenlerin başlıca özelliklerindendir.’’ Ne diyor burada? Ezilenler zaten dışarıdaki güçler tarafından yeterince darbe yiyor. Kendi içlerinde de aynısı yapıyorlar, ezilenler bu yüzden eziliyor. Kendi içlerinde bir savaş ilan ettikleri gün aslında bağımsızlıklarını kazanacaklardır fakat bunu yapmıyorlar diyor.

Bağımsızlık demişken bu terimle ilgili de şunu söylüyor: ‘’Özgürlük fethedilir. Armağan olarak alınamaz. Özgürlük yolunu, sürekli ve sorumlulukla sürmek, takip etmek gerekir. Özgürlük, insanın ışında bir ideal değildir. Mit haline gelen bir fikir de değildir. İnsanın özgürleşme ve dallanma arayışının olmazsa olmaz bir koşuludur.’’ Bakın ezilenlerin durumunun ne kadar kötü durumda olduğunu anlatmak için kazanılmaması var olması gereken özgürlüğün bile kazanılabileceğini söylüyor.

Bankacı eğitim modeli

Ezenleri güçlendiren bir diğer unsur ise ‘’bankacı eğitim modeli’’. Ezberci sistemin temeli, düşünen zihinlerin tam bir kâbusu olan model. Ezenleri gücüne güç katan bu sistemin birkaç özelliğine değinelim:

-Öğretmen öğretir. Öğrenci ders alır.

-Öğretmen konuşur. Öğrenci uslu uslu dinler.

-Öğretmen düşünür. Öğrenciler, kendileri hakkında düşünür.

Bu model, düşünmeyi ve eylemi denetlemeye çalışır. İnsanın yaratıcı gücünü etkisizleştirerek ezilen kesimin bir nevi dönüşümünü, değişimini engeller. Ve ezenlerin istedikleri gibi şekillenirler. Onların çıkarlarına hizmet ederler. Ezenler için bir de diyor ki Freire: ‘’ Ezenler birlikte topluluğu ilerletmek yerine seçkin önderlerini geliştirmeyi tercih ederler.’’ Yani toplumun içerisinde kalkınmayı sağlamak yerine, sürekli üst tabakayı geliştirmek için uğraşırlar. Çünkü bu şekilde var olurlar ve varlıklarını sürdürürler.

Paulo Freire ve Devrim

Devrimin, halkın ve önderlerin sarsılmaz bir dayanışma içinde birlikte hareket etmeleriyle gerçekleştirildiğini söyleyen Freire’ye göre devrimcinin rolü, halkın halka ve kendisiyle özgürleşmesi ve özgürleştirilmesidir. Yüce gönüllülüğe de değiniyor Frerie. Yüce gönüllülüğün sahi olanının, yardımseverliğin sahisini besleyen nedenleri yok etme mücadelesi olduğunu söylüyor. Bankacı eğitimin ezileni olan insanın zıddı, bir de diyalogcu insana değiniyor. Düşünen insan, sorgulayan insan, eleştiren insan tanımlaması getiriyor diyalogcu insan kavramına. Bununla paralel olarak problem tanımlayıcı eğitimin, diyalogcu insanı yetiştirdiğini söyler. Ve bu eğitimle birlikte düşünen insan gelişir. Ve bankacı eğitime kafa tutar.

SONUÇ

Bu kitapta Paulo Freie’nin, toplum içerisinde tabakalaşmış insanların ne konumda değerlendirildiğini ve o konuma nasıl eriştiğini, ezenlerin ve ezilenlerin durumunu anlatmıştır. Ezenlerin mağduriyetini çokça belirttiği bu kitapta ezenlerin şiddetinin gücüne de çokça değinmiştir. Eğitim sisteminin ve hayat şartlarının, tabakalara göre nasıl ayrıldığını ifade etmiştir. Sonuç olarak, Freire, toplumun ayrıcalıklı ve mağdur iki tabakadan oluştuğunu, ayrıcalıklı tabakanın, sistematik şekilde hep ezeceğini, mağdur tarafın da bütünleşme birlik, beraberlik ve ayaklanma olmadıkça hep ezileceklerini savunur.

Ayrıca der ki: Ezen ve ezilen arasındaki ilişkinin temel unsurlarından birinin, kural belirlemesi olduğunu. Her kural belirleyişin bir insanın başka birine düşünce yapısını ve fikirlerini dayatması demek olduğunu söyler. Bu da dolayısıyla ezilenin ezene göre şekillendiğini, amaca uygun tasarlandığını ifade eder.

Freire’nin bir sözüyle konuyu toparlayayım:

Kendi başına karar vermekten bile aciz ne kendisini ne de eylemlerini gerçekleştirebilen ve yaşama aktarabilen, kendi hayalleri ve hedefleri olmayan, anlamadıkları ve çözemedikleri bir dünyanın içinde yaşayan, ağır gelen bir şimdide var olduğu için yarını ve bugünü olmayan hayvanların tarihleri yoktur. (Hayvan kelimesini sorgulamadan dümdüz yaşayan kimselere der)

The following two tabs change content below.

Boğaç Gezmiş

Author at KalpChat
1987 İzmir doğumlu. Ankara'da yaşamaya devam ediyor. Bilkent Üniversitesi-Psikoloji Bölümü mezunu. Meslek hayatına kurumsal şirketlere danışmanlık vererek devam etmektedir. 2005 yılından bu yana sohbet odaları bünyesinde aktif olarak yer almaktadır. Psikoloji dışında başlıca bazı ilgi alanları sosyal iletişim, sosyoloji ve felsefedir.

Latest posts by Boğaç Gezmiş (see all)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bizi Takip Edin